Sedat Peker, Türkiye’den yasal yollarla ayrılarak yurtdışına gitmiştir. Bu süreçte yaptığı açıklamalar, Türkiye’de büyük yankı uyandırmış ve pek çok bilinmeyen olayı gün yüzüne çıkarmıştır. Halen Türkiye’deki gelişmeleri uzaktan izleyen Peker, memleket özlemi çektiğini ve gözünün önünde Rize’nin yaylaları, Adapazarı’ndaki aile mezarlığı gibi görüntülerin canlandığını belirtmektedir. Aniden Üsküdar’daki vapur iskelesine gittiğini ve gençlik döneminde sabaha karşı evine dönerken ezanın okunduğunu hatırladığını ifade etmektedir. Üsküdar vapur iskelesinin oradan Beykoz’a giden boğaz yolunu gözünde canlandırdığını dile getiriyor.
Her Dönem Farklıdır
Ali Yerlikaya döneminde organize suç örgütleriyle mücadele edilmekte. Sedat Peker, Türkiye’de yaşananları uzaktan nasıl değerlendirdiğini şöyle ifade ediyor: “Yakın çevrem de bilir. Bugün yaşanacak olayları ben seneler öncesinden anlatmıştım. Bu durumu sadece bize ait bir şey olarak görmüyorum; bu, insana özgü bir durum. Her dönemin kendine ait bir dokusu ve rengi vardır. Örneğin, maddi imkânları kısıtlı bir çocuk düşünelim. Babası ya ölmüş ya cezaevinde ya da bir sebeple ayrılmış. Annesi bir yerde çalışmak zorunda kalıyor. Bu çocuk, en kötü gecekonduda yaşarken, hemen yanında dev gökdelenler yükseliyor. Annesinin o gökdelenlerdeki insanlara hizmet ettiğini gören bu çocuk, kendi kimliğini sorguluyor. İlk eline geçen kolay parayla kendisine bir araba alıyor ve yaşıtlarıyla rekabete giriyor. 17-18 yaşında her imkana ulaşıyor ve annesini güzel bir yaşam sunmak için mücadele ediyor.”
Üç Ülkede Yaşanan Psikoloji
Bu psikolojik durumun sadece Türkiye’ye özgü olmadığını vurgulayan Peker, benzer örneklerin Brezilya, Meksika ve Kolombiya’da da yaşandığını belirtiyor. “Kötü insan doğası her yerde aynıdır, değişmez. Türkiye’de de bu durumu yaşayacağız,” diyor. Peker, devletin bu durum karşısında tedbir alması gerektiğini özellikle vurguluyor.
Yeni Yapıların Oluşumu
Peker, Türkiye’deki gençlerin devletle ilişkilerinin zayıflaması sonucu yeni kriminal yapılar oluşabileceğine dikkat çekiyor. “Devletten ayrılan, ordudan atılan veya mecburi hizmetini tamamlayan genç ve şiddet eğilimi gösteren subaylar var. Bu kişiler, devletin içindeki görevlerinden dolayı daha sert ve radikal gruplar oluşturabilirler,” diyor. Aile yapısının bozulmadığı için Türkiye’nin bu süreçte geride kaldığını belirten Peker, zamanla sokaktan grupların oluşacağını ve ileride büyük kartellerin kurulabileceğini öngörüyor. “Bu genç grupları altında toplayan karteller, çok tehlikeli bir durum yaratabilir,” şeklinde uyarıda bulunuyor.
Uyuşturucu Üretimi ve Durumu
Peker, Türkiye’de uyuşturucu kullanımının yaygınlaşmasına da değinerek, “MET” adı verilen metamfetamin tarzı hapların artık Türkiye’de üretildiğini ifade ediyor. “MET üretimi için büyük tesislere ihtiyaç yok; 60 metrekarelik bir daire bile yeterli. Eroin üretiminde olduğu gibi yoğun kokular çıkmadığı için dikkat çekmiyor,” diyor. Önceden uyuşturucunun İran’dan ve Uzak Doğu Asya ülkelerinden geldiğini, maliyetlerin yüksek olmasından dolayı artık Türkiye’de üretildiğini vurguluyor.
Kapalıçarşı’daki Tehlike
Peker, Suriyeli ve Afganlı grupların Türkiye’ye gelmesiyle birlikte altın kaçakçılığı ve uyuşturucu ticaretinin de tehlikeli bir boyut kazandığını belirtiyor. “Kapalıçarşı’da kaçak altın giriş-çıkışlarında önemli bir kontrol ele geçirilmiş durumda. Uyuşturucu paralarını aklamak için bu gruplar, Türk gruplarını piyasadan silme noktasına geleceklerdir,” diyor.
Köfteci Yusuf ile İlgili İddialar
Köfteci Yusuf’un lokantasında domuz eti kullanıldığına dair iddialar gündeme geldiğinde, Peker bu konunun geçmişte Köfteci Yusuf’a yapılan kumpasla bağlantılı olduğunu hatırlatıyor. “O dosyanın sanığı değilim. Benimle ilgili bölüm yok,” diyor. “Bu tür iftiralar, Türk markası olan bir firmanın itibarını zedeler. Bu durumu Süleyman Soylu’ya da ilettim,” diyerek sürecin nasıl geliştiğini açıklıyor.
Hukuken Rahatım
Peker, Interpol tarafından arandığı için Türkiye’ye dönmeyi düşünmediğini belirtirken, hukuken rahat olduğunu ifade ediyor. “Beni hedef alan düşmanlık üzerinden hakkımda yakalama kararı çıkarıldı. Yani bir köfteci olayından yargılandık,” diyor.
Üniversite Eğitimi ve Günlük Yaşamı
Peker, yurtdışında uluslararası ilişkiler bölümünde eğitimine devam ettiğini ve gelecek yıl mezun olacağını belirtiyor. “Yurtdışında boş durmuyorum; kitap okuyarak ve sağlığıma dikkat ederek günlerimi geçiriyorum,” diyor.
Dubai Hakkında
Peker, Birleşik Arap Emirlikleri’nde yaşadığını ve Dubai’nin huzurlu bir ülke olduğunu belirtiyor. “Burada suç oranı sıfır. İnsanlar kanunlara uymak zorunda ve bu, toplumda büyük bir düzen sağlıyor,” şeklinde ekliyor.
Kaynak: Sözcü